FİRMAMIZDAN HABERLER
  • Turlarımız
    Turlarımız ile ilgili bilgileri turlar bölümünden edinebilirsiniz...
  • Web Sitemiz Açılmıştır...
    Firmamızın kurumsal web sitesi yayına girmiştir... Kurumumuz ile ilgili duyuruları, gelişmeleri ve hizmetlerimizi web sitemizden takip edebilir ve bizimle iletişime geçebilirsiniz.



 
E-Bülten Üyeliğine Kaydolmak İçin Aşağıdaki Formu Doldurunuz.







DÖVİZ KURLARI
  Alış Satış
3.4956 3.5019
3.1886 3.2097


HAVA DURUMU
ANKARA








Bağımsız Safranbolu Beyliği

Selçuklu devletinin Anadolu üzerindeki otoritesi zayiflamaya basladiktan sonra Kastamonu' daki Uc bölgesi üzerindeki otoritesinin kayboldugu anlasilmaktadir. Zira dönem, otoritenin fiilen elde bulunan kuvvetle kuruldugu dönemdir. Esasen 1280 yilindan sonra, Çobanoglu Beyi Yavlak Aslan' in Ilhanlilar' in Güneydogu Anadolu Valisi atanarak Kastamonu' dan ayrildigi görülmektedir. Bu durumda Çobanogullari' nin, belki ancak Kastamonu' nun yakin çevresinde söz geçirebildikleri anlasilmaktadir.

Bu durumda Safranbolu yöresinin 1280 yillarindan sonra hangi siyasi güce bagli oldugu sorusu ortaya çikmaktadir. En geç 1309 yilinda kuruldugu kabül edilen Candaroglu Beyligi Safranbolu' yu 1326 yillarinda almistir. Su halde 1280 yillarindan 1326 yillarina kadar safranbolu yöresinde kim egemen olmustur ve Candarogullari Safranbolu' yu almak için bu tarihe kadar niçin beklemisler, yöreyi kimin elinden almislardir?

Bu konuda kaynaklarda yeterli bilgi olmamakla birlikte bazi verilere dayanarak bu dönemde Safranbolu' da, egemenlik alani Geredeye' ye kadar uzanan bagimsiz bir beylik kuruldugu sonucuna varmaktayiz. Bu verilerden bazilari sunlardir :
1280 yillarinda Anadolu' yu teftise gelen Ilhanli veziri Cuveyni, Zalifre (Safranbolu) Türk Beyi' nin itaata alinmasini istemistir. Su halde bu tarihte Safranbolu' da bir Türk Beyi vardir ve Mogollar' a karsi ayaklanma halindedir.

T.Mümtaz Yaman bu dönemde Safranbolu - Gerede havalisinde Umur Bey' in bagimsiz bir beylik kurdugunu belirtmektedir. Umur Bey adi, ya da buna benzer bir ad Bizans kaynaklarinda da geçmekte olup, beyin adi ve beyligin egemenlik alani kaynaklarda tartismalidir. I.Hami Danismend' e göre Umur Han Beyligi "Sakarya Nehriyle Candaroglu Beyligi arasinda bulunan arazide" hüküm sürmüstür.
Öte yandan 1332 yilinda Gerede' yi ziyaret eden Arap gezgini Ibn Batuta' dan Gerede' de bagimsiz bir beyligin yasamakta oldugunu ve beyin "Sahbey" adiyla anildigini ögrenmekteyiz. Ayni beylikten sözeden bir baska Arap yazari, El-Ömeri, bu beyligi "Sahin Ili" olarak adlandirmaktadir. Bu durumda "Sahbey" kelimesinin bir özel ad degil, beye verilen unvan oldugu ortaya çikmaktadir.

Bu bilgiler, Safranbolu' daki bazi mevki ve aile adlariyla birarada incelendiginde, Gerede' deki bu beylikle Safranbolu arasindaki iliski açikça görülmektedir.

Gerçekten Safranbolu' da Babasultan mahallesindeki "Sahbali" mevkii çok eski bir yerlesimin izlerini hala saklamaktadir. Burada çok eski bir saray hamami ve birkaç metre ötesinde (80*25) m . boyutunda bir yikintinin duvarlari halen mevcuttur. Bu mevkiin güneyindeki tepenin mezarlik karsisina düsen kisminin adi "Kislayani" dir. Bu durumda Kislayani mevkii ile Sahbali mevkii arasinda vaktiyle kisla bulundugu sonucu çikmaktadir ki, halk arasinda rivayet de bu dogrultudadir. Esasen burada yer altindan hala hamamin yapi malzemesi olarak kullanilan pismis kilden yapilmis tuglaya benzer tugla parçalari çikmaktadir. Buradaki bir kalintinin artiklariyla "Dedeler Oturagi" ve Akçasu' da bir evin yapildigi bilinmektedir. 1956 yillarinda bu civarda yer altindan su erzak küpleri oldugu tahmin edilen küpler çikmistir.

Ancak tepe üzerindeki arazi Gazi Süleyman Pasa vakfina dahil olup, arastirabildigi kadariyla üzerinde miri arazi bulunmamaktadir. Vakfa dahil verimli tarim arazisinde kisla kurulmasi düsünülemeyecegine göre, buradaki tesisin yapiminin vakfin kurulusundan, yani 14. yüzyildan önce olmasi gerektigi akla yakin gelmektedir.

Öte yandan tepe, Safranbolu' ya hakim ve Kastamonu ile Eflani istikametlerini gözetleyecek bir noktada olmasi ve tam kuzeyinda, her türlü saldiridan korunacak dogal bir engel olarak Hasandede kayasinin bulunmasi ile de dikkat çekicidir. Ayrica, Kastamonu ve eflani' ye giden eski yollar da tepenin iki yanindan geçmektedir. Osmanli döneminde böyle bir mevkiye kisla kurulmasini gerektirecek bir zorunluk yoktur. Ancak beylikler döneminde, Kastamonu' dan, Eflani ve Araç yoluyla gelecek saldiriya karsi korunmayi saglamak için ideal bir yerdir. Burada, o dönemde Kastamonu - Safranbolu yolunun Eflani üzerinden geçtigini de hatirdan uzak tutmamak gerekir.

Sahbali mevkii ile çevresindeki alan incelendiginde ortaya söyle bir tablo çikmaktadir : Bu mevki, kuzeyindeki, içinde hamam ve kalintilarin bulundugu bahçe ile bir bütündür. Zira hamama gelen su yolu bu mevkiin içinden geçmektedir. Bahçe ise yakin zamanlara kadar, kuzeyindeki Akçasu deresine kadar uzanmakta olup bir kismi sonradan açilan yola gitmistir. Batisinda dere boyunca uzanan çok eski duvarlar bahçenin vaktiyle Naib tarlasina kadar olan bir alani içine aldigini göstermektedir. Akçasu deresinin öbür yakasindan geçen eski yol ise, tam hamamin karsisinda, "Çatalköprü" denilen zarif bir selçuklu yapisi köprüyle karsiya atlamakta ve oradan dik bir yokusla Eflani dogrultusuna yönelmektedir. Bu yol bugün bahçeler arasinda kalmistir. Bu alan içinde kalan bir yerin adi "Kirlik" tir ki, bugün dilimizde bulunmayan bu adin bu yere, hamam nedeniyle verildigi açiktir.

Bu durumda bu alanin gerçekte bir "Kislak" ve Kislayani adinin da "Kislakyani" olmasi ihtimali üzerinde durmak gerekir. Yaylak - Kislak gelenegini kent düzeni içinde bile yakin zamanlara kadar sürdüren Safranbolu için böyle bir "Kislak" in yadirganacak yani yoktur.

Asagi Akbayir' dan güneye, Karadirlik mevkiine dogru inen vadinin, Emek mahallesinin batisina düsen kesiminin adi ise "Sahbey Dersi" dir. Içinden su akmamakla birlikte dere adi verilen bu vadi içindeki Sahbey deresi ve onun kuzeydeki uzantisi olan Gazez deresi, 1922 yilinda Safranbolu' dan ayrilincaya kadar Rumlar' in yazlik evlerinin bulundugu sayfiye yeridir. Bu vadinin batisinda kalan Bulak deresi vadisi ise çok eski yerlesimlerin kalintilarini halen saklamaktadir.

Öte yandan Safranbolu tapu kütügünde yapilan arastirmada Hicri. 1291 (1874) yilina ait tesbit yoklamalarinda "Sahbeyoglu" aile adini tasiyan kisilere rastlanmistir.

Ayrica Safranbolu' da, Dodurga boyunun damgasini tasiyan bakir sikkeler bulunmustur. Bu sikkelerin, Dodurga boyuna dayanan bir Türk beyligine ait oldugu açiktir. Kastamonu' daki Candarogullari Alayunt, Sögüt yöresindeki Osmanlilar ise Kayi boylarina dayandiklarindan bu sikkeler onlara ait olamaz. 16. yy. kayitlarina göre safranbolu - Gerede arasinda yogun bir Dodurga yerlesmesi oldugu dikkate alindiginda bu sikkelerin yörede basilmis olmasi ihtimali agir basmaktadir.

Bu veriler karsisinda, Ibn Batuta' nin sözünü ettigi Gerede Beyligi' nin merkezinin 1280 - 1326 yillari arasinda Safranbolu oldugunu ve 1326 yilina dogru Candarogullari2 nin Safranbolu' yu almalariyla beylik merkezinin Gerede' ye tasindigini ve bu sirada yörede bir nüfus bosalmasi meydana gelerek, hakim unsur olan Dodurga topluluklarinin batiya göçettiklerini kabul etmek akla yakin gelmektedir. Yöre köylerinde, o köylerin bugünkü sakinlerine ait olmayan birkaç müslüman mezarliginin bulunmasinin nedenlerinden biri de bu nüfus bosalmasi olabilir. Öte yandan beylik merkezinin, ilk merkezin zaptiyla baska bir kente tasinmasi beylikler döneminde örnegi sik görülen bir olaydir. Candarogullarida, Kastamonu' nun Osmanlilarca zapti üzerine merkezlerini Sinop' a tasimislardir.

Gerede Beyligi ile Safranbolu arasindaki iliskinin bir kaniti daha vardir. Gerede' nin adi beylikler döneminde, sonuna "bolu" veya "buli" ekleri eklenerek "Geredebolu" biçiminde yazilmaktadir. Osmanli döneminde ise bu ek yoktur. Gerçekte "Gerede" adi "Krateia" kelimesinden türemis olup, sonunda yunancada "kent" anlamina gelen "polis" eki yoktur. Su halde beylikler döneminde kentin adinin sonuna bu ek niçin eklenmistir?

Bunun nedeni su olmasi gerekir : Bu dönemde Safranbolu' nun adi "Borlu" dur. Gerede' ye ise, ya Borlu merkezine bagli oldugu için bu dönemin basindanberi; ya da Safranbolu üzerindeki egemenlik iddiasindan vazgeçilmediginin kaniti olarak, 1326 yilindan sonra merkez Gerede' ye tasinirken "Gersde-i Borlu" adi verilmistir. Arap yazarlari ise "Borlu" kelimesini "buli" biçiminde yazmislardir. Nitekim Ibn Batuta Gerede' nin adini da "Krdi" biçiminde yazmistir.

Gerede' nin adi ile Safranbolu' nun adi arasindaki iliskiyi gösteren ve yukardaki ihtimale agirlik kazandiran bir kanit da, Safranbolu Belediyesi Yazma Eserler Kütüphanesi' nde Katalog No: 572' de kayitli el yazmasi bir Kuran' in son sayfasinda bulunmaktadir. Burada Kuran' in hattati kendisini "Zagfrani Gerede' li esseyid Mustafa" olarak tanitmaktadir. Bu ifadedeki "Zagfrani Gerede" tamlamasi, "Gerede-i Borlu" tamlamasinin bir baska biçimidir.

Burada bir noktaya dikkati çekmek yararli olacaktir. Sinop' tan Sögüt' e kadar uzanan sag Un' un 1280 yillarindan itibaren yasadigi siyasi çalkantilar henüz karanliklar içindedir ve bu konudaki kaynaklar son derece kittir. Bu yüzden Çobanogullari Beyligi' nin ortadan kalkisiyla Candarogullari ve Osmanli Beyliklerinin kuruluslarini hazirlayan siyasi sartlar yeterince bilinmemektedir.

Bu dönemde Kastamonu ile sögüt yöresi arasinda yasayan, gazalarda pismis, Uc' daki yasamin karakterlerini sertlestirdigi Türkmenler' in herhangi bir siyasi örgütlenmeye gitmeden, basibos kalmis olmalarini düsünmek mümkün degildir. Hayvan topluluklarinda dahi böyle bir sey olamayacagina göre bu dönemde bölgedeki siyasi iktidar boslugunu kimler dodurmustur?

Bu soruyu pekçok arastirmaci sormus olmakla birlikte, konuyu en ciddi biçimde dikkati çeken ve bu siyasi gücün "Girdebolu" Beyligi olabilecegi ihtimalini ortaya atan Claude CAHEN olmustur. Bu beylikle Safranbolu arasindaki iliskiler aydinliga kavustugunda, 1280 yillarindan itibaren sag Uc' da yasanan, niteligi henüz meçhul olup Candaroglu ve Osmanli Beyliklerinin kurulusunu hazirlayan siyasi ortam ortaya çikacaktir.

 


Fotoğrafların tüm hakları ve sorumluluğu fotoğraf sahiplerine aittir. Fotoğrafların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Batuta Turizm ©2011 Ana Sayfa   -   Hakkımızda   -   Foto Galeri   -   Videolar   -   Basından   -   Ziyaretçi Defteri   -   Safranbolu   -   İletişim